Diğer » Deprem Haritası
Deprem sadece bir doğa olayıdır.Ancak; önlem alınmayan her doğa olayı birer afete dönüşür.

Yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirleri ile etkileşimleri sonucunda dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde oluşmaktadır.
Yerkabuğunu oluşturan levhalar hareket halindedirler. Bu nedenle bu levhalar birbirlerini iter veya birbirlerinden açılırlar. Bu olayların meydana geldiği alanlar da deprem bölgelerini oluşturur. Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir. İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur.
Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar. Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça uzanabilen ve FAY (KIRIK) adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yeryüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.
Ülkemiz de coğrafi ve jeolojik yapısı gereği tipik bir deprem ülkesidir. Özellikle Ege, Kuzey Anadolu ve Güney Anadolu fay hatları önemli şehirlerimizden geçtiği için nüfusun büyük bir kısmının yaşadığı alanlar birebir deprem riski altındadır. Haritada da görüldüğü gibi 5.derecede deprem bölgelerinde bile deprem olma ihtimali az da olsa vardır, bu bölgelerde deprem olmayacak diye bir şey söz konusu değildir. İşte bu yüzden ülke olarak her an depreme hazırlıklı olmalıyız.
Gerek psikolojik gerek acil yardım ve gerekse yapı dayanıklılığı olarak bu konuda ne kadar hazırız? Üstelik de yakın geçmişimizde büyük dersler almamız gereken depremler varken. Örneğin bir Erzincan depreminden sonra ne kadar ders alındı? Alınsaydı arkasından gelen Dinar, Ceyhan, Adapazarı ortaya daha bariz çıkacaktır. Bir Meksika'da, bir Japonya'da enerji ve şiddet olarak bizden kat kat büyük depremler olurken onca gökdelenin olduğu bu ülkelerde can kaybı bile olmamaktadır. Çünkü bu ülkeler geçmişlerindeki büyük acılardan gerekli dersleri çıkarmışlardır. Gerek can kaybı gerek sosyal kayıplar ve ekonomik kayıplar bir ülkeye çok büyük şeylere mal olmaktadır.
Resmi rakamlara göre can kaybının 15 bin civarında olduğu milyarlarca dolar hasarın bir dakikada gerçekleştiği yaklaşık 40 bin kişinin öldüğü ya da kaybolduğu Adapazarı-Gölcük depremini bir Japonya yaşamıyor. Zemini bataklıkta olan Meksika yaşamıyor. Artık biz de yaşamamalıyız. İşte bu bilinçle hareket edip bu doğrultuda politikalar üreterek önce insan hayatını ve sağlığını ön planda tutan ekonomik ve estetik yapıları sağlam biçimde imal etmeliyiz.
Bunu başarmanın yolu düzgün ve sistemli bir denetimden geçer. Bu düşünce ışığında ülkemiz gerçekleri değerlendirilmeli ve geleceğimizi maddi manevi garanti altına almalıyız.

